Mario Bojorquez, poeta, ensayista y traductor mexicano.

Mario Bojorquez, 1968’de Meksika’da doğdu. Birçok şiir kitabı ve çevirisi vardır. circulodepoesia.com’un editörlerindendir.

Bellas Artes Edebiyat Ödülü, Aguascalientes Ulusal Şiir Ödülü (2007), José Revueltas Ulusal Edebi Deneme Ödülü (2010), İspanya Granada Uluslararası Şiir Festivali’nde  Alhambra Ödülü (2012),  Prens ve Şair Tecayehuatzin Nişanı (2012), Ignacio Rodríguez Galván Madalyası (2015), Romanya, Transilvanya’dan Premiul Literature Fārā Frontiere Ödülü (2016) ve Yunanistan, Atina’da Demos Aigaleo’dan Klísthenes Madalyası (2017) gibi ödüller aldı.

Brooklyn Köprüsü

Söylediklerimin diğer kıyısından,
söylemediklerime ulaşmak için bir köprü kuruluyor.
Adımı her söylediğimde,
Bana dönüyor, bozuk bir yankıyla.
Su dediğim her seferinde, su rüzgâra dönüşüyor,
rüzgâr ateşe, ateş adıma,
ateş tam olarak benim adım
ama çok daha dolu ve bilinmez.

Kelimeler, isimler, dizeler fırlatıyorum karşı kıyıya
her seferinde,
ve her seferinde şiddetle duyuluyor
bilmediğim şeyler.

Söylemediğim şeyleri, sessizliğimi,
bu köprüden atmalıyım
dönsün bir gün şiir olarak.


Şiir Dersleri İçin Bir Konu

Ama nasıl söyleyebilirim, sana, onlara,
gözlerimin yarı kapalı olduğunu,
gözlerimin ucunda, günlerin ve kırık yazların
bademlerini sakladığımı.


Ama nasıl susabilirim, susabilirsin, susabilirler?
Onların, senin, benim sessizliklerim.
eğer benim, senin, onların gözlerinde, kanlı tarlaların üzerinde
açılmış güvercinler varsa, ki ben, sen, onlar,

    bakarlar,

          bakarsın,

               bakarım,

Çöl Güneşi

Manzaranın sonsuz boşluğunda yolculuk ettik
Güney, mavi dağların ardında
Hayali bir çember çizdik
Tüm insanların, şeylerin ve günlerin
Birbirlerine baktığı
Yüzleri ve sevilen işaretleri tanıyarak

Ayaklarımı kaldıran -dans ederek- ilk kişi bendim
Çember güneşle birlikte döndü
"Bizi harekete geçiren çöldür," dedim
Ve müzik bedenlerimizde daha yüksek sesle duyuldu

Özgürlük Heykeli

Beşinci Cadde'de kimse komşusuna bakmaz
herkesin siyah paltosunda bir düğmesi vardır
bu bir excuse me düğmesidir
Godiva Çikolatacıları ile Saint Patrick's arasında
kaldırımda yürürler
"excuse me, excuse me"dir telaffuzu
(Ben de söylemeyi öğrendim
ama hâlâ kusursuzca telaffuz edemem
yanılırım söylerken)
Her birine çarptığımda
"excuse me" derim
ama yüzünü ararım, dikkatle incelerim davranışını
çarptığım kişinin yüzünü, vücudunu, dikkatle
yanılırım telaffuzda
Bu yüzden bugün, Barnes & Noble'ın hemen dışında
fark edebildim bronzlaşmış figürünü
cilalanmış teninin sert pirinç hissini
"excuse me, Madame," dedim
tacının ışınları benim için parladı.

çeviren, ümit güçlü

Benzer İçerikler

  • Tania Hernandez Cervantes

    Toronto Kokusu metronun metal tekerleklerinin kokusu koşuyor soğuk rüzgara karşı boynuna değen yün kokusu, sırtta ellerde ahşap zeminin kokusu ısıtıcısı açık bir oda ilkbaharın coşkusu, onun kokusu yaprakların doğuşu akan sular doğurmak için çiçek gibi kızımı burada, yazın, ruhumun yeşil kokusu yakında renkli sonbaharın kokusu düşecek düşecek düşecek Yaşanmış bir hayatı yeniden uyandıran bir koku…

  • Ali Calderon; Konstantinapolis, Saraybosna

    KONSTANTİNAPOLİS Kariye Edirnekapı 4. yüzyıldan bir bizans kilisesi Theodosius surları dışında toz ve yıkık temeller Dedem her zaman on birde Meryem Ana Kilisesi’ne giderdi komünyona katılır mıydı?  Yoksa sadece ayin dinlemeye mi? vitraylardan süzülen ışık fresklere düşüyor: İsa ekmekleri çoğaltıyor balıklar var boş sepetler yanımdaki biri “Tanrı” diyor nartekste sadece yankı kayıtsızlığın altındayız Pantokrator İsa’nın….

  • Gabriela Mistral

    Görüşürüz Uzak kıyıda Ve Tutku denizinde Görüşürüz dedik Vedalaşmadan. Gerçek değildi Bir vehim. Ne sen buna inandın Ne ben inanıyorum. “hem doğru hem doğru değil” şarkıdaki gibi Güneye doğru giderken Şöyle diyordum: “denize doğru gidiyoruz Güneşi yutan” Kuzeye giderken sesin: “birlikte gidelim görmeye Nerde doğar Güneş” Ne oyun olsun diye söyle ne de abartarak, bizi…

  • OCTAVIO QUINTANILLA – Exiles

    Exiles      In that continent             where my name sounds strange where the O in Octavio                         is a mouth opening inward In that continent             where I cease to be the ocean                         that separates us and I become the river where your mother washed your hair                         when you were a child Find…

  • Gökhan Bakar

    en çok korkanın kazandığı hayat donduğu için etrafa saçılan hızlı gerçek her şeyi anında yıkıyordu kaybeden kazananla birlikte şans diye bir oyun oynuyordu sonra gidip diğerine çarpan bilardo topu ne yaptığından şüphesiz timsah ağzı çizdi istekanın ucundaki tak sessiz bir köşede yalnız yuvarlanırken tak şüphesiz timsah ağzına doğru dişlerinin arkasında beyaz kuğular kara kuğular kaybeden…

  • bünyamin k.

    1971 Maraş doğumlu. 1990-94 yıllarında Uludağ Ünv. Resim Bölümü’nde okuduktan sonra resim öğretmenliği yaptı. 1995-99 yıllarında 19 sayı çıkan İnsan Saati Sanat Edebiyat Dergisini yönetti. 2012 2014 yıllarında ikinci dönemi yayınlanan Kuyudaki Koro Dergisini şair/eleştirmen Ümit Güçlü ile birlikte yönetti. Şiirleri sırasıyla İnsan Saati, Dergah, Merdiven Şiir, Kaşgar, Kitap-lık, Hece, Bir Nokta, Yitik Söz, Buzdokuz…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir